Kısa Tarihçe - Didim Didyma Ulaşım - Didime Nasıl gidilir Haritalarda Didim Didim Foto Galeri
Altınkum Akbük Bafa Gölü Milli Park Akyeniköy Akköy köyü Milet antik kenti Prien antik kenti
Didim Altınkum Akbük Otelleri 5 Yıldızlı oteller 4 Yıldızlı Oteller 3 Yıldızlı Oteller 2 Yıldızlı Oteller Apart Oteller Pansiyonlar Küçük Oteller Kamping Karavan Mokamp Tatil Köyleri Kiralık Yazlık Evler
Seyahat Acentaları Otobüs Firmaları Feribot Tekne Gezisi Turist Rehberleri
Bankalar Resmi Kurum Kuruluşlar Sağlık Kurumları Doktorlar Diş Hekimleri Eczaneler Veterinerler Elektronik Elektrik Sanayii Otomotiv Ofis Kırtasiye Çiçek Bahçe Hediyelik Eşya Kuyumcular Alışveriş Merkezleri Restaurant Bar Cafe Yapı Sektörü Beyaz Eşya Mobilya Güneş Enerjisi Temizlik Firmaları
Satılık Ev Satılık Arsa Satılık Tekne Satılık Konaklama Tesisi Emlak Firmaları
Sponsor Reklam DidimGuide Ekle DidimGuide Arama
Turkce Turkce English English Deutsch Deutsch Français Français

Akyeniköy



 

AK-YENiKÖY - Belediyesi - Tarihi
AKYENiKÖY

Geçmişi, insanlık tarihi kadar eski olan Ege kıyıları, onlarca medeniyetin koyun koyuna harmanlandığı bereketli topraklardır. Bereketli olan her şey gibi güzel, cezbedici ve yaşanılasıdır... Ciltler dolusu tarihin kimi zaman bir barış güvercini kadar ak pak, kimi zaman savaşlarla kan kırmızısı olmuş sayfalarında hak ettiği yeri almış olan bu topraklar, hiçbir zaman yasamak için kendisini tercih eden insanlara küsmemiş; bağrında besledigi insanlara, doğanın akla gelebilecek her türlü cömertliğini sunmuştur.

Pehlevan Mehmet Yılmaz Cino Bir zamanlar deniz olarak sarmaladığı kıyılara, görkemli bir ticaret merkezi olma şansını vermiş, Menderes Nehrinin doldurdugu bu kıyılar, zaman içerisinde bereketli bir ova halini almıştır. Binlerce yıl önce güçlü Milet, üç büyük limanıyla adından söz ettirirken, bugün her bir köşe bucağa serpilmiş yerleşim birimleri Menderes Ovasıyla anılır olmuş... İşte bu yerleşmelerden birisidir Akyeniköy.Antik Milet kentinin yanı başında, 1927 yılında yörük; Alipasa, Mumcu Osman, Haci Topal, Haci Kerim ve Köroglu ailelerinin yerleşik hayat geçmek için tercih ettigi bu yer, o yıllarda "Yeşilköy" ismiyle anılır olmus. Bir rastlantı ya da temenni değildir Yeşilköy ismi; söyledik ya, göz alabildigine uzanan ovanın her baharda büründüğü renktir... Insanlarin yasama sevincinin, umudunun, emeğinin rengidir... Çalışmayla, umut ve ekmekle, alın teriyle sulanarak yeşerir ova...

Boşuna değildir insanoğlunun yeşili cennetin rengi olarak anması, ruhunu bu rengin çagrisimlarinda dinlendirmesi, yüceltmesi...Ne var ki, muhtarlik hakkini kazandigi ayni yıl, Yeşilköy ismi, Yeniköy e dönüşmüştür. Bir baslangıcın ismidir "Yeni...", yani ayrı değildir Yeşil'in özünden. Tam tersine bütünleyici, eksik kalan yanlarını gidericidir. Nedir eksik olan? Tabii ki daha çok insanın yaşamıyla birleşmesi, birleştikçe, insanlarla çoğalmasıdır. Hızla çoğalmıştır Yeniköy ahalisi...

Yıllarca kıl çadırlarda yasayarak, hayvanlarını beslemek, geçimlerini sağlamak için hep yeşilin ardına takılı göç hayatı yaşayan yörüklerin, yerleşik hayata geçmek için en çok tercih ettiği yerlerin başında gelmiştir çünkü Yeniköy... Yalnızca Yörüklere değil, anayurt özlemi çeken, savaş mağduru muhacir soydaşlarımıza da kucak açmıştır Yeniköy. Onların yurt özleminin sona erdiği adres olarak... Yeni oldugu için, yani onlarca ailenin farklı bir yaşam başlangıcı yaptığı yer olarak "Ak" sözcüğünü de hak eder Yeniköy. 1991 yılında belde olunca birleşir isminde bu iki kavram; "Ak-yeniköy" olur daha iyisi,-

Bir ucu yüzlerce yıllik yörük kültüründen, geleneginden beslenen, diger ucu her biri basli basina bir tarih kitabi konusu olan muhacir soydaslarımızdan güç alan köklü ve güçlü bir geçmişin mirasçısı, bu mirasa farklı açılımlar getirerek, geliştirerek yaşatan insanların yöresidir Akyeniköy... Çit bir baraka ile muhtarlığı kurulan, bugün bir belediyeye sahip olan Akyeniköy; mirasının ve misyonunun bilinciyle, yanlış anlayış ve politikalarla kördüğüm olan, kaderine terkedilen iki ayrı realiteye; tarıma endeksli bir ekonomik yapıya ve Egenin bir araya getirilmeyen, getirilemeyen iki yakasına, akılcı, dirençli ve özgüven sahibi yaklaşımlarla direnmekte, tam anlamıyla akıntıya karşı kürek çekmektedir. Bir taraftan 90 bin kişinin yaşayabileceği çağdaş bir kent olmanın altyapısını hazırlarken (Nazım imar Planı Açıklama Raporu), diğer taraftan insana yakışır en güzel uğrası, tarih huzurunda haklı olmanın bilinciyle, Egede "Barış " için küçük ama bir o kadar da dev adımlar atmaktadır. (Kaynak: Ak-Yeniköy Belediyesi)

Nisan ayının ilk haftası Didim'in Kalbi Akyeniköy'de atar

mehteran gösterisi
İncirliova Mehteran ekibi
davul zurna
Davul - Zurna
güreşçiler halkı selamlıyor
Peşrev öncesi Güreşçiler Selamlıyorlar halkı

Gelenekselleşen -yani her yıl aksatmadan düzenlenen- Beyaz Altın Yağlı Güreş ve Cirit oyunlarının yapıldığı Akyeniköy Beldesine Didim'in heryerinden yerli - yabancı ziyaretçi akın ediyor.
Bu yıl 9 Nisan 2006 Pazar Günü Akyeniköy Belediyesinin organize ettiği Beyaz Altın (Pamuk) Şenlikleri festival olma yönünde adım adım ilerliyor her geçen sene...
" Ben güreş sevmem" deseniz de gelecek yıl mutlaka zaman ayırın ve bir sefer gidin sonra vazgeçemeyeceğiniz bir alışkanlığınız olsun Beyaz Altın Cirit ve Yağlı Güreş Şenlikleri.
Akyeniköyün ova yakasında kocaman bir meydanda yapılan bu şenliğe dedeli torunlu, yaşlı genç aileler özel masalar sandalyeler, Plaj şemsiyeleri getiriyorlar. Davullar, zurnalar çalınıyor, mangallar yakılıyor. Kalabalığın arasında dolaşan davul zurnayı duyan ne kadar yaşlı da olsa büyük bir çeviklikle zıplayıp folklorun en güzel örneklerine gençlere taş çıkartırcasına sergiliyorlar...( Bu tabloyu görmek için bile gidilir. ) Yörük kültüründeki misafirperverliği, Ata sporumuz yağlı güreş ve ciriti görmek; yaşamasına katkıda bulunmak da bir başka sebebiniz olabilir program yaparken.
Bu yıl Cirit oyunlarının yer almadığı şenlikte ünlü sanatçı Arif Şentürk türküleriyle renk kattı. Güreşin dev isimlerinden altın kemer sahibi Hüseyin Çokal, Erdem Özyiğit, Ahmet Cumhur Sakız, Mehmet teke gibi isimler ise merkez hakem komitesindeydiler.
İncirliova Mehter takımı, Cazgırlar Cazgır Recep ve Pele Mehmet bu yılki şenliklerin unutulmalarındandılar.
Dokuz kategoride yapılan yarışmalarda Ekrem Yavuz kendi ustası Mehmet Yılmaz Cino'yu zorlu bir mücadeleyle yenerek bu yılki Akyeniköy Beyaz Altın Şenliklerinin Başpehlevanı oldu ...

DidimGuide Mayıs sayısına ait Erkin Ilguzer'in makalesinden